« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Saldırı Ergenekon kokmuyor, çünkü...

Ruşen ÇAKIR, 16 Tem 2008

SONRAKİ YAZI

Bunlar güya demokrat!

Mehmet TEZKAN, 16 Tem 2008

16 Tem

2008

Ruhlarınızı nasıl yıkayacağız sizin?

Serdar AKİNAN 16 Temmuz 2008

Karaköy’de dört yol ağzında dilenen bir yaşlı kadın vardır.

Zamanında Öküz dergisi kısa bir röportaj yapmıştı bu kadınla...

Hayatının neredeyse tamamını Türkiye kerhanelerinde harcayan bu kadın şimdi elden ayaktan düşmüş yoldan geçenlerin verdiği iki kuruş parayla yaşam savaşı veriyor.

Bu yaşlı kadında, belki zamanında iki üç kelime konuşmuş olmaktan dolayı, beni derinden etkileyen bir yan vardır.

Hayata karşı duruşunda...

Tanıdığım birçok insandan daha namuslu, daha harbi, daha dik bir duruştur bu...

Geçtiğimiz gün Nihat Genç’e ve bana malum cenahtan hakaret edildi. İftira atıldı...

Özellikle Nihat, polis katillerinin hamiliği ile açıktan suçlandı.

Nihat Genç, Orhan Pamuk’la ilgili konuştuğunda da aynı koro onun 80 öncesi Fatsa’daki bir katil olduğunu ileri sürmüştü.

Sonra mahcup ama sessiz bir şekilde özür dilediler, “Karıştırmışız. Pardon.”

Sonra, Hrant Dink öldürüldü...

Neredeyse Ogün Samast’ın arkasındaki isim olarak Nihat’ı açıkça suçladılar.

Hrant’ın katili Nihat Genç’ti...

Oysa Nihat aynı saatlerde hiç kimsenin unutamayacağı bir konuşma yapıyordu ekranlarda...

Girin bakın internete Nihat Hrant için ne söyledi, ne söylüyor...

Tek bir laf ediyor... “Bana Hrant’ın gerçek katilini bulun” diyor.

Ona ve bize yapılanlar, giderek dozunu artıran bu faşist kampanya bu kadar masum mu?

Köşelerinde demokrat geçinen bu kılıç artığı solculara bakıyorum da Van Yüzüncü Yıl’da Yücel Aşkın’a yapılanlardan itibaren, Atabeylerde, Sauna çetesinde, Şemdinli’de ve şimdi Ergenekon’da aynı şeyi yapıyorlar.

Dezenformasyon.

Neden?

Türkiye ile dertleri var. Amerika’ya kayıtsız şartsız bağlansın.

Finansal kaynaklarını bir türlü açıklayamayan bir yayın organında tetikçilik yapan bu adamlar cemaatin kullandığı isimler.

Anafen Dershanesi tam sayfa “ilan verip”, Pennsylvania’dan, “Taraf alına” talimatı gelmese maaş alamayacak. Bu güruh neden mesela Amerika’yı tek kelime eleştiremez?

Tayyip’e yüklenirler de Gül’e tek kelime eleştiriyi manşete çekemezler...

Neden?

Bu faşistlere sormak gerek, cemaat ile ilgili düşüncelerinizi bizimle, kamuoyuyla paylaşır mısınız?

Cemaatin ABD’deki para hareketleri ve finansal kaynaklarıyla ilgili son derece ciddi soruşturmayla ilgili herhangi bir haberi manşete çekmeyi düşünür müsünüz?

ABD’deki derin kaynaklarınız bu konuda bir bilgi veriyor mu?

5 yıldan bu yana ekranlarda bu ülke için, bu bayrak için, Yunus için, Mevlana için, Hacı Bektaş için, Sarı Saltuk için, Konya Ovası için, bir küçük çiçeği için içten bir şekilde ağlayan, gönlü taşan bu adam için katil diyorsunuz.

Nihat’ın avukatlığı bana düşmez ama hatırladığım yegâne sert lafı sizin gibi Amerikan köpeklerini kelimeleri ile döveceğini ifade etmesidir.

Bu lafı bile size yeter ama son günlerde artık iyice açığa çıkan yapınıza ve yayın politikalarınıza bakıyorum aklıma o Karaköy ışıklarında bekleyen kadın geliyor.

Elini açıp bir lokma ekmek için dileniyor.

Hayatını bir fahişe olarak tüketmiş...

Son deminde çocuğu yaşında insanlar durup gözyaşlarıyla ona ceplerinde ne varsa veriyorlar, “Anacığım...” deyip ellerine sarılıyorlar. Bir kuşağın utancı içinde...

Siz aklıma geliyorsunuz... Hanımefendi ve beyefendiler...

Köşelerinden bu ülkeye nefret kusanlar... Açıkça Amerikan köpekliği yapanlar...

Hangi ülkenin hangi ağacındaki meyveden yediniz de ruhlarınız bu kadar hainleşti?

O kadıncağız bu toprağın ağusu ile bir ömür boyu kirlenmiş, ruhunu iki duamız ile yıkıyor.

Sizin ruhlarınızı hangi dualarımızla nasıl yıkayacağız bilemiyorum...

Gerçekten bilemiyorum.

HARBİDEN
Efendi BARUTÇU

16 Tem 2018

“Vakıf; insanlık ve hizmet merkezli, hayatla iç içe hiç kimseyi ayırmaksızın sunabilmek, ben demeden önce biz diyebilmek, hayatı ‘halka hizmet hakka hizmet’ düsturuyla anlayıp idrak edebilmektir.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

28 Haz 2018

Nurullah KAPLAN

22 Haz 2018

M. Metin KAPLAN

13 Şub 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 36,11 M - Bugün : 18202