« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Ziya Osman SABA (1910-1957)

Abdullah Uçman, 23 Oca 2017

SONRAKİ HABER

DAEŞ’in harcı Saddam’dan

Güneri Civaoğlu, 11 Oca 2017

11 Oca

2017

‘Katkı’ ve ‘tavır’

Güneri Civaoğlu 01 Ocak 1970

18 maddelik anayasa teklifi TBMM Genel Kurulu’nda.
“15 gün içinde tamamlanması” öngörülüyor.
“15 duyarlı” gün...
TBMM’deki -olası- “yüksek tansiyonun” dalga dalga topluma da yansıması siyasetin tabiatında var.


Sinir uçları zaten açık olan sosyal/siyasal yapıya daha da yüklenilmemesi için şu 15 gün boyunca mümkün olan “basiret” gösterilmeli.
.....................
18 maddelik öneri Anayasa Komisyonu’na geldiğinde bunun AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilip geçeceğini görmek için “kâhin” olmaya gerek yoktu.
Nitekim öyle de oldu.
***
CHP’nin Anayasa Komisyonu’nda görüşmeler başlarken önünde iki yol vardı:
1- Kategorik “HAYIR” tavrını almak.
Noktasına virgülüne kadar tümüne karşı çıkmak.
Yani...
“Siyasal protest duruş...”
2- “AK Parti ve MHP’nin oy çoğunluğu zaten bu 18 maddenin kabul edilmesine yeter” gerçeğine göre “rota çizmek...”
O halde “toptancı HAYIR” yerine “yapıcı/katılımcı” olmak.
Özellikle “başkanlık” ya da “parlamenter” hangi sistem olursa olsun demokrasinin üzerinde yükselmesi gereken “yasama, yürütme, yargı” erklerinin birbirinden bağımsızlığını sağlayan maddelerle bu üç sütunun inşasını denemek.
“Başkanlık” ya da “parlamenter” sistemlerden hangisi olursa olsun “denetim ve denge” mekanizmalarının oluşmasına çalışmak.
Bunu yapabilmek için de kamuoyuyla iletişim kanallarını çoğaltmak, arkasına olabildiğince ağırlıklı kamuoyu desteğini almak.
Başarılabilirdi veya başarılamazdı...
Belki kısmen bir başarı, bir katkı ortaya konabilirdi.
***
CHP birinci yolu seçti.
“Kategorik”, yani bir başka deyimle, “toptancı HAYIR” tavrını koydu.
........................
Şimdi Meclis görüşmelerinde de aynı yolda yürüyeceği görülüyor.
Ve...
Parmak aritmetiğinde durum aynı.
Gene AK Parti ve MHP’nin Meclis’teki oyları çoğunlukta.
18 maddenin Meclis’te kabul edilip referanduma götürülebilmesi için yeterli “sayı 330’un” üzerinde.
Fire olmayacak mı?
Elbette olacak...
Ama “belirleyici sayı 330’un” altında kalma “oy ihtimali” çok düşük.
Şu aşamada -neredeyse- “hayali...”
İngilizcede buna “wishfull thinking (gönlün istediği düşünce)” deniyor.
Böyle bir sürpriz, Türkiye’nin, geçmekte olduğu şu zorlu süreçte “sert” ve “ayrıştırıcı” olabilecek “referandum” kaygılarını erteleyebilir.
Ama...
Neredeyse “kesin” denebilecek “politika gerçeği” bu 18 maddenin de Meclis’ten geçeceğidir.
***
Şimdi CHP gene, daha önceki “komisyon kavşağındaki” konumda.
Kategorik HAYIR tavrı bir kez daha irdelense...
Bu kez modern demokrasinin “sigortaları” olan “kuvvetler ayrılığı” ile “denetim ve denge” mekanizmalarının daha işlevsel olarak 18 maddeye ilavesi için katkıda bulunma imkânına oynamalı mı?
Bunları somut madde önerilerine taşımalı mı?
İletişim kanallarını çoğaltarak geniş tabanlı bir kamuoyu destek psikolojisi sağlamayı hedeflemek yanlış mı?
Bunları yapsa bile sonuç alamayabilir.
Ama toplumda “yapıcı” algısını sağlayabilir.
Sonrasında referandum süreci boyunca “HAYIR” tavrını daha iyi anlatabilir.
Çünkü...
Demokrasilerde siyasi partilerin “katkı zemini” parlamentodur.
Referandum ise “tavır” zeminidir.

HARBİDEN
Efendi BARUTÇU

16 Oca 2017

SAYIN MİLLETVEKİLİM, Ülke ve millet olarak olağanüstü dönemlerden geçtiğimiz şu günlerde, TBMM ve ülke gündemini meşgul eden “Anayasa değişikliği paketi” ile ilgili bazı görüşlerimi ve düşüncelerimi bir Türk Milliyetçisi ve MHP seçmeni olarak sizinle paylaşmak istiyorum.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

04 Oca 2017

İSMAİL GÖKTÜRK

19 Ara 2016

M. Metin KAPLAN

08 Ara 2016

Nurullah KAPLAN

05 Eyl 2016

Ziyaretçi -> Toplam : 15,72 M - Bugün : 22760