« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

İZZET MOLLA, Keçecizâde (1786-1829)

Naci Okçu, 14 Ağu 2017

SONRAKİ HABER

Kılıçdaroğlu’nun ‘Uzun yürüyüşü’-1

Emre Kongar, 19 Haz 2017

19 Haz

2017

‘Katar'ın yanında saf tutan Türkiye köşeye sıkıştı'

Elif Sudagezer –Sputnik News 01 Ocak 1970

TBMM'nin Katar'daki El Rayyan Üssü'ne asker gönderilmesinin önünü açan tezkereyi onaylaması, Türkiye'nin Katar'a kesin olarak asker göndereceği anlamına gelmiyor. Ancak uzmanlar, Ankara'nın ‘güç gösterisi' yaptığına ve bunun ağır sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.

Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil dokuz ülkenin Katar'la ilişkilerini kesmesine sebebiyet veren Katar-Suudi Arabistan gerilimi büyürken; Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), ülkenin Katar'daki El Rayyan Üssü'ne asker göndermesine imkan tanıyan hükümetler arası anlaşmayı acele bir şekilde onayladı.
Meclis gündeminin alt sıralarında bulunan kararın öne çekilerek onaylanması, "Ankara'nın bu hamlesi Katar — Körfez ülkeleri arasında gerilim ile ilintili mi?" sorusunu gündeme getirdi. Şayet, TBMM'nin bu ivedi hamlesi söz konusu krizle bağlantılıysa, halihazırda El Rayyan'da bulunan 94 Türk askerinin sayısının 600'e çıkarılıyor olması; ABD ve Suudi Arabistan'ın hedef tahtasında olan Katar'ın Türk askerleri tarafından korunmaya ihtiyaç duyacağı büyüyen biri kriz ortamının habercisi olabilir. Üstelik, TSK'nın ana görevi Katar'daki askerlerin eğitimi olsa da hükümetler arası anlaşma kapsamında TSK'nın olası krizlere müdahale etme yetkisi olması da bu endişeyi artırıyor.

Ancak uzmanlar ve muhalefet partisi temsilcileri, Türkiye'nin Suudi Arabistan-Katar krizinde yansız kalması yönündeki uyarılarını ve olası Türkiye müdahalesinin ülkenin tehditlerle karşılaşması ihtimalini yineliyor. Sputnik'e konuşan Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu'na göre hem Meclis'ten bu konuda onay çıkmasında hem de krizin patlak verdiği andan bu yana Ankara'nın Katar'a destek veren mesajlarının minvalinde hata var.


‘ANKARA DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN MANTIĞINDA'
Loğoğlu "Ankara'dan gelen açıklamalar, her ne kadar ‘diyalog' veya ‘uzlaşı' gibi kelimelerle süslenmiş olsa da, olması gerekenin dışında bir üslupla yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve akabinde Başbakan Binali Yıldırım'ın üslubu Katar'a sahip çıkmanın ötesinde onu suçlayan ülkeleri karşısına alır nitelikteydi" dedi ve ekledi:
"Türkiye'nin Katar konusunda kayıtsız kalması beklenemez ancak bu kadar yüksek perdeden çıkış yapması da doğru değil. Türkiye, dengeleri ve ölçüyü dikkate almayan bir tutum içerisinde. Türkiye'nin ABD Başkanı Donald Trump hariç irtibata geçmediği lider kalmadı. Ancak bunlar boş şeyler. Çünkü temas halinde olması gereken taraflar Katar, Suudi Arabistan ve ABD. Türkiye'nin yaptıkları dostlar alışverişte görsün mantığıyla atılan adımlardan ibaret."

Hükümetin Katar'a sahip çıkarken güç gösterisi yaptığını ifade eden Loğoğlu "AKP'nin güç gösterisi yapması,Türkiye'nin savaşa hazır olduğu algısı yaratıyor. Meclis'in verdiği bu onay her ne kadar çok sayıda askerin Katar'a gitmesini tetiklemeyecek olsa da yaratılan algı bu" ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE TAMAMEN KÖŞEYE SIKIŞTI'
Türkiye'nin ‘fevri çıkışının' sonuçlarıyla yüzleşeceğini söyleyen Loğoğlu "Ankara attığı bu adımlarla hareket alanını tamamen kaybetti. Bu konuda pozitif bir rol oynama ihtimali şöyle dursun tamamen köşeye sıkıştı" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin bölgedeki çatışmalarda taraf olmaktan kaçınmasının gereğini savunan Loğoğlu "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir Ortadoğu politikası var ki bu politikanın uygulanması Atatürk'ün de vasiyetiydi. Türkiye Arap dünyasıyla yakın ilişkiler kurmalı ama onların aralarındaki ihtilaflara karışmamalı. Ancak AKP iktidara geldiğinde bu yana bunun hep tam tersini yaptı ve yine vahim bir hata yapıyor" dedi.

Süregelen krizin fiili bir çatışmaya dönüşmesinin zayıf olduğunu ifade eden Loğoğlu "Gelişmeler, İran, Suudi Arabistan ve ABD gibi anlaşmazlığın taraflarının atacağı hamlelere bağlı. Ben bu krizin yerini fiili bir çatışmaya bırakacağına inanmıyorum. Ancak telaffuz etmekte bile tereddüt ettiğim korkum Irak'ın başına gelenlere benzer bir durumun yeniden oluşması" dedi.

‘ONAY ÇIKMASI İLLA ASKER GÖNDERİLECEĞİ ANLAMINA GELMEZ'
Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimler Fakültesi'nden Mehmet Yeğin'e göre ise tezkerenin TBMM onayından geçmesinin herhangi bir paniğe yol açması manasız.

Yeğin "Tezkerenin meclis'ten geçmesi Türkiye'nin Katar'a asker göndereceği anlamına gelmez. Bu onay, sadece gerekli bir durumda hükümetin asker göndermesi için Meclis'ten izin alması anlamına gelir. Bu izni hükümet nasıl ve ne yönde kullanır, henüz bunları bilmiyoruz. Herkes iznin çıkmış olmasına odaklanıyor ama bu yalnızca gerektiğinde asker gönderme kapasitesine, gerekli adımı atma potansiyeline sahip olduğunu gösterir" diye ekledi.

HARBİDEN
Efendi BARUTÇU

14 Ağu 2017

6 Ağustos Pazar günü `Yeni Ufuk ailesi`nin daveti üzerine Denizli'deydim. Aile diyorum aslında ''Yeni Ufuk'' Denizli'de bir grup fedakar Ülkücü-Milliyetçi üniversiteli gencimizin aylık olarak yayımladığı derginin ve aynı isimle Denizli'de açtıkları bir kitabevinin adıdır.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

14 Ağu 2017

Nurullah KAPLAN

08 Ağu 2017

M. Metin KAPLAN

20 Şub 2017

Ziyaretçi -> Toplam : 26,05 M - Bugün : 18807