« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ BÖLÜM

DİN VE TOPLUM

SONRAKİ BÖLÜM

DOKUZ IŞIK MİLLÎ DOKTRİN - MİLLİYETÇİLİK

TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİK DURUMU

 

Türkiye Asya’nın Avrupa’ya uzanmış olan en batı ucunu teşkil etmektedir. Karadeniz'le Akdeniz arasında uzanmış olan Türkiye, Karadeniz kıyılarında yaşayan bütün memleketlerin Akdeniz'e açılmaları ve dünya denizleri üzerinden bütün dünya ile irtibat kurmalarını kontrol eden bir durumdadır. Ayrıca yüzlerce yıl Asya ile Avrupa arasındaki gidiş gelişlerin, ticaretin, kültürel münasebetlerin yolunu, mihrakını teşkil etmiştir. Bugün de bu durumu devam etmektedir. Ayrıca dünyanın en zengin petrol kaynaklarına sahip bulunan Ortadoğu'nun kalesi, kilidi durumundadır. Ortadoğu petrollerine uzanan bütün yollar Türkiye'nin kontrolü altındadır. Gerek havayolları, gerek deniz ve karayolları Türkiye'nin üzerinden geçmekte veya Türkiye'nin çevresinden dolaşmaktadır. Böylece Türkiye her zaman bu yollar üzerinde tesirli olmak ve kontrol yapmak imkânlarına sahiptir.

Ayrıca Türkiye, dünyanın başka zenginliklerinin bulunduğu çeşitli memleketlerin de çok yakınındadır. Yine dünyanın büyük kuvvetlerinden birisini teşkil eden Sovyetler Birliği'nin çok yakın olması dolayısıyla bu bölgeleri her yönden tesir altına alabilecek durumdadır. Bu özelliği dolayısıyladır ki Türkiye hakkında yazdığı bir yazıda, eski İngiliz başbakanlarından meşhur Winston Churchill, "Rusya'nın yumuşak karnı Türkiye'nin jeopolitik durumu tarafından her zaman vurulma imkânını sağlayacak bir haldedir." demişti. Balkanlar üzerinde, Doğu Akdeniz üzerinde, Ege Denizi üzerinde ve Kuzey Afrika üzerinde Türkiye'nin jeopolitik durumunun büyük tesirleri vardır. İstanbul ve Çanakkale Boğazları ise Karadeniz bölgesindeki memleketlerin dünya ile ve yine Akdeniz'de ve dışarıda bulunan tüm devletlerin Karadeniz kıyılarında bulunan memleketlerle ticaretinin su yolunu teşkil etmektedir ve bu boğazlar her zaman Türkiye'nin kontrolü altındadır. Ayrıca Türkiye Kafkasya'nın büyük bir bölümünü sulayan Aras nehrinin, Suriye ve Irak'ı verimli topraklar haline getiren Fırat ve Dicle nehirlerinin, Zap nehirleri'nin çıktığı bir memlekettir. Yâni komşu ülkeleri sulayan, besleyen suların kaynağını Doğu Türkiye teşkil etmektedir. Bu da Türkiye için çok büyük imkânlar sağlayan bir gerçektir. Bunun dışında Türkiye gerek uzunluğuna, gerek genişliğine bir hayli geniş, büyük bir memleket durumundadır; âdeta küçük bir kıta özelliği göstermektedir. Bu durumu ile Türkiye gayet verimli tarım imkânlarına sahip olduğu gibi, askeri yönden çok elverişli konuş imkanlarına da sahip bulunmaktadır.

Türkiye'nin toprak üstü zenginlikleri ve toprak altı zenginlikleri, Türkiye'ye büyük ekonomik ve askeri potansiyel vermektedir. Türkiye üzerinde yaşayan Türk milletinin insanları yapı itibariyle çalışkan, savaşçı, medenî kabiliyetleri yüksek olan insanlar olduğu için bu da Türk milletine ayrıca bir kapasite sağlamaktadır. İşte bu özellikleri dolayısıyla Türkiye'nin jeopolitik durumu Türkiye'ye büyük imkânlar sağladığı gibi Türkiye'yi büyük riskler altına da sokmaktadır. Bu durum karşısında Türk milleti bu durumun gerektirdiği kalkınmayı, bu durumun gerektirdiği güçlenmeyi, gücünü arttırma faaliyetlerini süratle yürütmek zorundadır yoksa bu derecede önemli jeopolitik bir yerde bulunan Türkiye'de gelişmemiş, henüz iktisaden kalkınamamış, ilim ve teknikte geri kalmış bir toplumun zaaf içinde kendi halinde yâşaması mümkün olamaz. Bu birçok tehlikeleri davet eden bir durumdur. Bu durumdan Türk milletinin süratle çıkması, kurtulması lâzımdır. Aksi halde bu dağınıklık, teşkilâtsızlık ve geri kalmışlık durumu, fakirlik, yoksulluk durumu sürdüğü takdirde, bunun birçok tehlikeleri çıkaracağı ve birçok hallerle milletin sıkıntılar içinde kalacağı açıktır. Bu jeopolitik durum dolayısıyla biz, aynı zamanda milletimizi büyük bir atılım yapmak üzere onu milli bir doktrinle donatmak ihtiyacını duyduk.

Türk milletinin büyük atılım yapması lâzım ve çağlar üzerinden sıçrayarak bugünkü ileri milletlerin girmiş oldukları atom, füze, uzay çağına bir an önce Türkiye'nin de girmesi lâzım geldiği kanaatindeyiz. Bunun için yeni bir atılım meydana getirmek üzere Dokuz Işık'ı millî bir doktrin olarak milletimize sunduk. Türkiye'yi yönetenlerin Türkiye'nin jeopolitik durumunu, komşularıyla olan özelliklerini hiç bir zaman gözden uzak tutmamaları lâzımdır. Bugün Türkiye'nin çevresinde bulunan bütün komşuları, çevresini teşkil eden komşu toprakların hepsi yüzlerce yıl Türk idaresinde yaşamış olan topraklardır. Bu özellikleri dolayısıyla da bu topraklarda yaşayan insanların tutumunun, politikalarının hassas tarafları bulunmaktadır. İşte Türkiye jeopolitiğini dikkate alırken, Türkiye'nin tarihten gelen tesirler dolayısıyla komşularının özelliğinin de dikkate alınması mecburiyeti vardır. Bunlârı dikkate almadan Türk politikasını yönetmek Türkiye'ye daima zarar getirmiştir. Bir Kıbrıs meselesinin bugüne kadar kesin çözüme ulaştırılamamasında Yunanistan'la Türkiye arasında çözümlenememiş bir Ege Denizi meselesi, bir kıta sahanlığı meselesi, bir kara suları meselesi, bir fır hattı meselesi bulunmasının sebepleri Türkiye jeopolitiğinin özelliklerinin Türkiye'yi yönetenler tarafından gereği şekilde dikkate alınmamış olmasındadır. İşte Türkiye jeopolitiğinin bu özelliklerini göz önünde bulundurarak biz milletimizin uyandırılması ve bir silkinişle atılıma geçilmesi zorunluluğunu duymaktayız.

Büyük bir atılıma girişmek lazımdır. Buhar çağını, elektrik çağını aşarak modern atom nükleer çağına, uzay çağına, Türk milletini füze çağına sokacak, ilim ve teknikte hızlı bir gelişmeyi sağlamak zorundayız.

HARBİDEN
Efendi BARUTÇU

14 Ağu 2017

6 Ağustos Pazar günü `Yeni Ufuk ailesi`nin daveti üzerine Denizli'deydim. Aile diyorum aslında ''Yeni Ufuk'' Denizli'de bir grup fedakar Ülkücü-Milliyetçi üniversiteli gencimizin aylık olarak yayımladığı derginin ve aynı isimle Denizli'de açtıkları bir kitabevinin adıdır.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

14 Ağu 2017

Nurullah KAPLAN

08 Ağu 2017

M. Metin KAPLAN

20 Şub 2017

Ziyaretçi -> Toplam : 26,05 M - Bugün : 18766