« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ BÖLÜM

DIŞ TİCARET SORUNUMUZ

SONRAKİ BÖLÜM

MİLLÎ ENDÜSTRİ KOLLARININ KURULMASI

DOKUZ IŞIK'TA SOSYAL REFORMLAR

 

Türk tarihinin önemli bir dönemindeyiz. Milli bütünlüğümüzü parçalamak isteyen anarşist komünistlerin hain düşünce ve hareketleri sona ermiş sayılamaz. Ülkemizde anarşist ve komünist hareketlerinin tam manâsıyla yok edilebilmesi için, Milliyetçi bir idareye lüzum vardır. Anarşist komünistlerle mücadelede zafere erecek tek idare, Milliyetçi idaredir. Milliyetçi idare, bu mücadelede, bir taraftan kanun hakimiyet ve takibatını kurarken, diğer yandan da ülkenin en kısa zamanda kalkınmasını sağlayacak sosyal ve ekonomik tedbirleri alacaktır.

Milletimiz tercihini yapmış, kararını vermiştir. Bu karar; çok kısa zamanda bağımsız bir sanayi ülkesi olmak, Büyük, Milliyetçi Türkiye'yi kurmaktır. Milletimizin en büyük özlemi, iktisaden kuvvetli, gelişmiş, kalkınmış bir Türkiye olmaktır. Milliyetçi idare, ekonomik kalkınmayı bilen, bunda tercihlerini yapabilen bir idaredir. Milletimizin birkaç yan reform tedbirlerle kalkınması mümkün değildir. Kalkınma, sanayii ve sanayileşmeye dayanan bir harekettir. Bugün, ülkemizin kısa zamanda sanayileşmesini gerçekleştirecek bir reform ve program hareketini görmemekteyiz. İçinde bulunduğumuz çağda milli endüstrisini kuramamış bir ülkenin yaşayabilmesi, bağımsızlığını devam ettirebilmesi mümkün değildir. Dünyanın büyük dev ekonomileri en yeni teknolojiyi, en yeni sınai tesisleri kurarken, bizim yerimizde saymamız, yarınımız için tehlike arz etmektedir. Milletimiz, tarihin her devrinde büyük millet olduğu için, bugün de haklı olarak büyümek istemektedir, Milletimizin ekonomik büyüme özlemini gerçekleştirmek, kaçınılmaz milli bir görevdir.

MİLLî BİR İKTİSAT POLİTİKASI

Ülkemiz, milli kalkınmasını gerçekleştirebilecek her türlü vasıtaya sahiptir. Yeraltı ve yer üstü kaynaklarımız, insan gücümüz fazlasıyla mevcuttur. Ancak bu kaynaklar boş bırakılmış, kendi haline terk edilmiştir. Bir reform ve kalkınma yılı olması gereken 1971 yılı, ekonomik durgunluğun hâkim olduğu, statik bir iktisat politikasının yürütüldüğü yıl olarak geçmektedir. Gerçekten son 8 ay içerisinde özel ve kamu yatırımları tamamen durmuş ekonomimiz lüzumsuz durgunluk içine sokulmuştur. Oysa bu yıl, ekonomik girişim ve hamlelerin yapılacağı bir yıl olarak kullanılabilirdi. Nitekim tarım ürünlerimiz görülmemiş bir artış göstermiş, işçi dövizlerimiz 500 milyon dolara, yani 7 milyar Türk lirasına yaklaşmıştır. Bu büyük kaynaklar, yeni sınai tesislere yatırılıp, kalkınmamızda büyük hamleler beklenirken, zaman şahsi meselelerin tartışılması ve sözde reform lâflarıyla geçiştirilmiştir.

İdareler, kararlarını, milletlerin tercihlerine göre vermelidir. Milletimiz, büyümek isteyen, ekonomik kalkınmanın tamamlanmasını arzulayan bir tercih içindedir. Aciz, isabetsiz iktisat politikalarından vazgeçip, ülkemizin ihtiyaçlarına uygun millî bir iktisat politikasını seçmek zorundayız. Bu iktisat politikası, ekonomik bağımsızlığımız sağlayıp, dışarıya sınaî ürünler ihraç edebilecek bir politika olmalıdır . Bunun için sınaî yatırımlara öncelik verilmelidir. Sınaî yatırımları gerçekleştirebilmek için, her türlü tasarruflara öncelik tanınmalı, vatandaşın tasarruf arzusu teşvik edilmelidir. Tasarrufu ve kalkınması milli kaynaklara dayanamayan bir ülke, bağımsızlık iddiasında bulunamaz. Bağımsız bir sanayiin kurulabilmesi için gerekli ilk şart, makine yapım sanayiinin kurulmasıdır. Gerçekten bir ülkenin ekonomik bağımsızlığa kavuşabilmesi veya bu bağımsızlığı devam ettirebilmesi, bu sanayiin kurabilmesine bağlıdır. Makine yapım sanayii yanında, metalürji sanayiine, petro-kimya, sanayiine ve enerji üretim sanayiine de önem vermek gerekir. Mill3i sanayiini kuramamış bir ülkenin çağdaş uygarlık seviyesine çıkması mümkün değildir. Oysa büyük Türk milleti her çağda rengini vermiş ve her çağda medeni olmaya, uygar olmaya hak kazanmıştır. Bu, onun engin tarihinde, büyük kültüründe ve soyunda vardır.

HARBİDEN
Efendi BARUTÇU

02 Eki 2017

28 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında Ankara Atatürk Kültür Merkezinde Kahramanmaraş tanıtım günleri olacağına dair hem Kahramanmaraş vakfı hem de Kahramanmaraş ilçeleri kültür derneklerinin ısrarlı çağrıları üzerine Perşembe günü saat 11.

Nurullah KAPLAN

25 Ağu 2017

Yusuf Yılmaz ARAÇ

14 Ağu 2017

M. Metin KAPLAN

20 Şub 2017

Ziyaretçi -> Toplam : 27,54 M - Bugün : 12323