« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

EBU HANİFE' NİN İSLAM ANLAYIŞI TÜRKLER' İN MÜSLÜMAN OLMASINI KOLAYLAŞTIRDI

09 Haz 2017

SONRAKİ YAZI

HACETTEPELİ GENÇLERLE…

06 Haz 2017

HARBİDEN

      Efendi BARUTÇU

07 Haz

2017

DEVLETİN ve KUDRETİN ALAMETİ ADALETTİR

07 Haziran 2017

1 Haziran 2017 Perşembe günü Sancak Dostları Vakfında Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi fakültelerindeki ülkücü milliyetçi kardeşlerimizle birlikte iftar yaptık. Beytepelileri ne zaman görsem 70’li yıllardaki ülkücü dergilerin birindeki ‘’YAŞASIN BEYTEPE ÜLKÜCÜLERİNİN ŞANLI MÜCADELESİ’’ ibaresi aklıma gelir ve hemen yüksek sesle tekrarlarım. O gün de öyle oldu.Sonrasında iftar sofrasını açan değerli kardeşimiz genç hukukçu,Bilkent Hukuk mezunu, Ülkü Ocakları eski genel başkan yardımcılarından Avukat Osman Ertürk Özel Beyin ‘’Adalet’’ kavramı üzerine kısa, özgün bir konuşmasını dinledik.Osman Bey özetle şunları söyledi :
Adalet ve emniyet, devlet kavramının varlık nedenlerinin en başında gelenlerdir. Çokça bilinen bir devlet kuramına göre insanlar, şahsi özgürlüklerinden ve bağımsız hareket etme iradelerinin bir kısmından vazgeçerek, devlet otoritesine tabi olmayı seçmişlerdir.
Bu seçimin şüphesiz ki öncelikli iki beklentisi vardır. Can ve mal emniyetinin temini ve adaletli bir toplumda yaşama arzusu. Bu beklentilerden yola çıkıldığında, devlet içerisinde tesisi elzem olan adalet kavramının sekteye uğradığı yahut ortadan kalktığı halin arz ettiği vahamet rahatlıkla anlaşılabilir.
Milletimiz açısından, gerek İslam öncesinde, gerekse de İslamiyet ile birlikte sürekliliğini koruyan en mühim arayışlardan biri de töre bilen ve töre güden liderlerdir. Cumhuriyet döneminde ise bu beklenti, devlet otoritesini bünyesinde toplamış liderlerden öteye geçerek, hükümetlere yönelmiştir. İnsanımız, değişen hükümetlerin ve siyasi iktidarların boyunduruğunda olmayan fakat, onlar tarafından düzeni teşkil edilen bir adalet sistemine boyun eğmek durumundadır.
Bu boyun eğme, gerek kültürel gerekse de psikolojik açılardan iki şekilde tezahür edebilir. Zulüm ve baskı ile zorbalıkla eğilmiş başlar elbette temennimiz değildir. Aslolan, eşitliğinden ve adaletinden emin olunan hakimler, savcılar ve mahkemeler önünde boynumuzu kıldan ince tutabilmektir.
An itibariyle içinde yaşadığımız devlet düzeni ise bu güvenin oluşturulmasının çok ötesinde seyretmektedir. Liyakatten hayli uzak, sadakate ise pek yakın kimselerin bizzat hükümet komiserliği yaptıkları bir dönemden maalesef ki geçmek durumundayız. Bir önceki hükümetlerin yanlışlarından doğan mağduriyetlerin, yine aynı metotlarla ve intikam duygularıyla giderilmesi kısır bir döngüye hapsolmuşluğun resmidir.
Bu sistem içerisinde, insanların mahkeme kapısında adalet aramaya kalkmasını beklemek bir rüya olduğu gibi kuvvetin adaletsiz olduğu bir toplumda korkusuzca yaşanmasını beklemek de abestir. Tüm bu noksanlıkların ülkemizi sevk edebileceği nokta ise daha vahimdir. Adaletin devlet otoritesinde sağlanamadığı iddaasıyla hareket eden kitlelerin, kendi adaletini aramaya başlama ihtimali bir cinnet halidir. Bu durumun yaratacağı kargaşa ve kaos ise devletin varlığını dahi tehlikeye atabilecek bir netice doğurur.
Emin olmak gerekir ki devletin ve kudretin alameti adalettir. Türk töresi ve İslam geleneği adaleti tesis noktasında mahirdir. İş ki, yola çıkanlar ve yolda olanlar doğru yolu bulsun...

Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

HARBİDEN
Efendi BARUTÇU

14 Ağu 2017

6 Ağustos Pazar günü `Yeni Ufuk ailesi`nin daveti üzerine Denizli'deydim. Aile diyorum aslında ''Yeni Ufuk'' Denizli'de bir grup fedakar Ülkücü-Milliyetçi üniversiteli gencimizin aylık olarak yayımladığı derginin ve aynı isimle Denizli'de açtıkları bir kitabevinin adıdır.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

14 Ağu 2017

Nurullah KAPLAN

08 Ağu 2017

M. Metin KAPLAN

20 Şub 2017

Ziyaretçi -> Toplam : 26,02 M - Bugün : 18617