On Amerikalı
Sırrı Yüksel CEBECİ 06 Mayıs 2008
1 Mayıs 1977... Yani, 31 yıl önce bugün... DİSK'e bağlı işçiler, slogan atarak ve güle oynaya Taksim meydanında toplanmaya başlamıştı. DİSK, o dönemde TKP'lilerin egemenliğindeydi.
Taksim'deki 1 Mayıs kutlamasına kendi sloganlarıyla katılan ve başını Aydınlıkçı grubun çektiği Maoucular, Tarlabaşı yönünden Taksim'e doğru akmaya başlayınca olanlar oldu.
İki grup arasında arbede çıkar çıkmaz, İnter Continental yönünden kalabalığın üstüne kurşun yağmaya başladı.
Kalabalıktakiler panik içinde birbirini ezerek kaçışıyordu.
Sonuç 37 ölü, 140 yaralı...
Ölenlerin 25'i Kazancı Yokuşu'nda ezilerek can vermişti.
Sağ-sol kutuplaşmanın yoğun olduğu o günlerde, böyle bir facianın her an doğabileceği belliydi.
Mesela Rauf Tamer, 30 Nisan günü Tercüman'daki yazısında şu uyarıyı yapıyordu:
"Arabalar tahrip edilecek, inşallah aldanırız ama, kanlar akacak. Çeşitli solcu gruplar arasında slogan kavgasıdır bu."
Evet kanlar akmıştı, ama bunun sorumlusu ne birbiriyle çatışan sol gruplardı, ne onlar arasındaki slogan kavgası ve ne de sağcılar...
Facia, provokatörün eseriydi.
Kimdi provokatör? Kimilerinin iddia ettiği gibi polis mi, MİT mi?
Hiç biri değil.
Kanlı 1 Mayıs'ta CİA'nin, yani ABD'nin parmağı vardı.
Baş aktör Paul Henze
Inter Continental otelinde kalan ve ellerindeki ağır çantaları bir an olsun yanlarından ayırmayan 10 Amerikalı, Taksim'in kana bulanmasının ardından apar topar havaalanına gitmiş ve Türkiye'den ayrılmıştı.
Bu 10 Amerikalı Türkiye'ye ne amaçla gelmişti ve Paul Henze'in adamları, yani CİA ajanları mıydı? Paul Henze, 1955 ve 1970 yılları arasında Türkiye'de Amerikan
Büyükelçiliği'nde toplam beş yıl görev yapmıştı ve Orta Doğu'dan, Doğu Avrupa ve Rusya'ya ve hatta Afrika'ya kadar soğuk savaş dönemi birçok CIA operasyonunun önde gelen planlayıcı ve yürütücülerinden biriydi.
1 Şubat 1979'da öldürülen gazeteci Abdi İpekçi ile de birçok kez görüşmüştü.
Henze'in asıl dikkat çeken rolü, 12 Eylül 1980 sabahı ABD Başkanı Jimy Carter'i telefonla arayarak, "Our boys did it" yani 'bizim çocuklar başardı' demiş olmasıydı.
"Bizim çocuklar" dediği, 12 Eylül darbesini yapan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve kuvvet komutanlarıydı.
12 Eylül'e zemin hazırlamak
1970-1980 yılları, Türkiye'den ellerini zaten hiç çekmeyen CIA ve KBG ajanlarının çeşitli olaylarda provokatör olarak yoğun şekilde rol aldıkları bir dönem oldu.
Sovyetler Birliği gözünü Türkiye'ye dikmişti, ABD ise Türkiye'yi Sovyetler'e kaptırmak istemiyordu.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) o dönemde Türkiye Komünist Partisi'nin egemenliğindeydi ve yöneticileri arasında belki KGB ajanları da vardı.
Bugün sendikaların "1 Mayıs'ı Taksim'de kutlayacağız" diye dayattığı, karşı tarafın ise "Taksim ayak takımına kapalı" diyerek inatlaştığı alan, 31 yıl önce CİA ve KGB'nin mücadele ve kanlı provokasyon alanıydı.
Ve 12 Eylül darbesine zemin hazırlamak için, 37 masum cana kıyılmıştı.
Tabii kazanan yine ABD, kaybeden ise Türkiye olacaktı.