« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

05 Tem

2021

İktidar, Gerilemenin Farkında

Ahmet Bican Ercilasun 01 Ocak 1970

Kamuoyu araştırmaları iktidar ortaklarındaki oy düşüşünü gösteriyor. Ancak bunlara “taraflı araştırmalar” denilerek itiraz edilebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Devletlerde devamlılık esastır… Söke söke sizden bu paraları uluslar arası tahkim yoluyla da alırlar.” sözleri de “iktidardan gitmeyi kabullenme” olarak yorumlandı. Doğrudan doğruya kabullenme sayılmasa bile bu sözlere bilinçaltındaki bir endişenin yansıması olarak bakılabilir.

Galiba bilinçaltı işlemeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Parti grup toplantısında da şöyle dedi:

“CHP’nin başını çektiği bu siyasi müsilaj her türlü iftirayı, yalanı, çarpıtmayı küresel boyutu da olan büyük bir medya ve sosyal medya ağıyla milletimizin üzerine âdeta yağmur gibi yağdırmaktadır. Vakit siyasette savunmaya geçme, taarruza kalkma vaktidir.”

“Savunmaya geçme” ifadesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kolay kolay kabul edebileceği bir ifade değildir. O, savunmada değil her zaman “taarruzda” olmayı tercih eder. Şu anda kendilerini “savunmaya geçme” durumunda görüyorlarsa bu, kendileri açısından bazı şeylerin iyi gitmediğini gösterir. Muhalefetin, “küresel boyutu da olan büyük bir medya ve sosyal medya ağıyla” hücuma geçtiğinin söylenmesi de bu hücum karşısında kendilerinin “savunma” durumunda olduklarının itirafıdır. Üstelik medyanın neredeyse % 90’ı kendi ellerindedir ve buna rağmen muhalif medya karşısında savunmaya geçme durumuna gelmişlerdir. Demek ki medyayı ele geçirmiş olmak da işe yaramıyor; günü saati gelince işler tersine dönebiliyor.



Cumhurbaşkanının sözlerini ele alan iktidar yanlısı Abdulkadir Selvi de 01 Temmuz 2021 tarihli yazısında şöyle diyor: “Muhalefetin ne yapacağından ziyade Ak Parti’nin ne yapacağı önemli. Ak Parti’nin yeni bir moral ve motivasyonla ayağa kalkması gerekiyor.”

Selvi yukarıdaki sözlerini şöyle tekrarlıyor:

“Asıl önemli olan Ak Parti’nin ne yapacağı. Gördüğüme göre Erdoğan bunun farkında. Elbette ki sahaya çıkılmalı. Zaten çıkılıyor. Ama sorun sadece sokakta değil. Genel siyasete ilişkin sorunlar söz konusu. Genel siyasete ilişkin yeni politikalar ve çözümlerin oluşturulması, Ak Parti mekanizmasının yeni bir moral ve motivasyonla harekete geçirilmesi gerekiyor.”

Demek ki sıkıntı derin. “Genel siyasete ilişkin yeni politikalar ve çözümler” oluşturmak gerekiyor. “Çözümler” sözüyle Selvi, yorumun ötesine geçip bir yerleri bir şeylere yönlendirmek istiyorsa yakında kendisine yönelecek boğuk seslere hazır olmalıdır.


Abdulkadir Selvi’nin şu sözlerine de dikkat çekmek isterim:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya siyasetini değil, hizmet siyasetini önemsiyor. Sosyal medyaya değil, gönüllere girilmesini tercih ediyor. Bunlar doğru. Vatandaşın elini sıkıp, derdini dinleyip, gönlünü kazanmak kadar önemli bir şey yok.”

Şimdi bazı ifadeleri sıralıyorum: “Bu ne terbiyesizliktir, siyasetçi sıfatlı ruh hastası, psikiyatrinin konusu, ahlaksız bir şekilde, siyasi müsilaj”. Geriye doğru gidip iktidar partisi mensuplarının konuşmalarını basından tararsanız bu gibi sözlerin ve bunlardan çok daha ağırlarının defalarca tekrarlandığını görürsünüz. Bu tarz konuşmalar “gönüllere girme”nin yolu olabilir mi? En az % 25’lik bir seçmen kitlesine sahip olan muhalefet partisinin genel başkanına “ahlaksız, terbiyesiz, ruh hastası” gibi sözler söylemek “gönülleri kazanma”nın yolu olabilir mi?

Galiba artık yolun sonuna gelindi. Muhalefet partilerine düşen, sert muhalefete devam etmektir. “Sert” fakat hakarete başvurmadan. “Sert” fakat galiz sözler kullanmadan. Tam tersine iktidar mensuplarının “galiz, hakaretamiz, küfürbazca” sözlerini teşhir ederek.

“Teşhir” önemlidir. Teşhir etmek yani sergilemek, gözlerin içine sokmak. Yolsuzluklar teşhir edildiği gibi, yalanlar, çelişkiler (birbirinin tersi sözler), hakaret ve küfür sözleri de teşhir edilmelidir.

Nurullah KAPLAN

04 Nis 2025

Bugün 4 Nisan… Sosyal medyada bir günlüğüne yine “Başbuğum” rüzgârı esecek; Balgat eşrafı Beştepe’de arz-ı endam edecek, ibri

M. Metin KAPLAN

04 Nis 2025

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

04 Nis 2025

Yusuf Yılmaz ARAÇ

04 Nis 2025

Halim Kaya

11 Şub 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Efendi BARUTCU

01 Nis 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 143,76 M - Bugn : 46936

ulkucudunya@ulkucudunya.com