« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

17 Şub

2025

BİZE NE OLDU? (4)

M. Metin KAPLAN 01 Ocak 1970

29 Temmuz 2009

Bir arkadaş (MNK) gönderdiği yorumda “Ruh gitti, güruh kaldı” diyor ki elhak doğrudur! Bir sürü lâf kalabalığıyla benim anlatmaya çalıştığım da budur.

Evet, “Ruh gitti, güruh kaldı!”

‘Bize ne oldu’ sualinin cevabı, işte budur!

Biz ruhumuzu kaybettik! Yani dünya görüşümüzü… Yani felsefemizi, ideolojimizi, doktrinimizi kaybettik. Yani dinimizi, milliyetçiliğimizi, dokuz ışığı… Ve bu hale geldik. Yani mankurtlaştık! Mesele budur!

“Yahu M. Metin Kaplan, ne diyorsun sen? Biz hâlâ ülkücüyüz!” diyorsanız, o zaman ‘Bize ne oldu’ sualine siz cevap verin. Neden bu hâle düştüğümüzü, siz izah edin... Edin ki biz de istifade edelim. Ne ise…

Zaten, Allah’ın dediği de budur! Er Rad Sûresi’nin 11. Âyet’inde meâlen (Elmalılı Hamdi Yazır) şöyle buyrulmaktadır: “Allah bir kavme verdiğini, o kavim kendisini bozup değiştirmedikçe değiştirmez.”

Yani "Herhangi bir toplum tutumunu değiştirmedikçe, Allah onun konumunu değiştirmez."

Yani “Yüce Allah insanlara verdiği nimeti ya da azabı, üstünlüğü ya da alçaklığı, onurluluğu ya da ezilmişliği, onlar, düşüncelerini davranışlarını ve pratik hayatlarını değiştirmedikçe değiştirmez. Yüce Allah onların şahısları ve davranışları açısından meydana getirdikleri değişiklikler doğrultusunda onların durumlarını değiştirir. Gerçi, yüce Allah daha olmadan ne olacağını bilir. Ne var ki, onlara ilişkin hüküm, onların davranışlarına göre olacaktır ve bu hüküm yaşanan değişiklikle aynı zamanda gerçekleşecektir.”

“Kuşkusuz bu, insana ağır bir sorumluluk yükleyen bir gerçektir. Yüce Allah'ın iradesi ve buna ilişkin yasası, insanlar hakkındaki iradesinin yine bu insanların davranışları yönünde gerçekleşmesi şeklindedir. Bu konudaki yasasını, onların bu yasaya karşı takındıkları tavır uyarınca yürürlüğe koyması yönündedir, iradesi... Bu konuya değinen âyet gayet açıktır ve yoruma ihtiyaç bırakmamaktadır. Bu âyet yüklediği sorumluluğun yanında, bu insana verilen değeri de göstermektedir. Yüce Allah iradesini yürürlüğe koymayı, insanın davranışlarına bağlamakla, ona büyük bir değer vermiştir.” (Seyyid Kutup)

Kısaca yüce ve ulu Allah, dolaylı olarak da olsa bu âyetinde bize; ‘Siz dünya görüşünüzü değiştirdiniz/kaybettiniz. Ben de sizin durumunuzu değiştirdim” demektedir!

Aslında bu hükme ilâve edilecek hiçbir şey yoktur! Çünkü her şey ayan beyan ve aşikâr olarak ortadadır! Ve buna, -maazallah- inanmamak mümkün değildir!

Ancak biz, sırf merakımızı tatmin etmek için bu konuda bir de ilmin ne dediğine bakalım mı?

Bakalım!

Bu konuyla ilgilenen ilim dalı, sosyal psikolojidir ki bunun Türkiye’deki büyük âlimlerinden biri de rahmetli Erol Güngör’dür. Ve sosyal psikoloji ilmi, bu âyette ifade edilen gerçeği tam tamına doğrulamaktadır!

Çünkü Sosyal Psikoloji ilmi, şöyle diyor; “Davranışların arkasında tavırlar, tavırların arkasında tutumlar, tutumların arkasında ise dünya görüşleri var”dır. Yani dünya görüşü tutumu, tutum tavrı, tavır da davranışları belirler... O halde, davranışların temelinde dünya görüşleri vardır. Ve Kişinin davranışlarının “yönünü, şeklini ve sınırlarını”, kişinin dünya görüşü belirlemektedir.

Öyle ise ki öyledir, ‘bize ne oldu’ sualinin cevabı; biz dünya görüşümüzü kaybettiktir! Ve bu hükmümüzün doğruluğunu, Kur’ân-ı Kerîm de Sosyal Psikoloji de tasdik etmektedir!

Evet, biz dünya görüşümüzü kaybettik! Gerisi hikâye!

Ziyaret -> Toplam : 139,17 M - Bugn : 69843

ulkucudunya@ulkucudunya.com