Bir ülke bu kadar hata yapar mı demeyin
Naim Babüroğlu 01 Ocak 1970
Tee 1983’te...
ABD’nin Orta Doğu’ya vermek istediği şekli, Noam Chomsky “Kader Üçgeni” adlı kitabında kaleme alır.
★★★
Kitapta, “Kudüs Amerikan Girişimcilik Enstitüsü”nün raporu dikkat çekicidir.
Rapor’da, Irak’ın üçe bölüneceği...
Suriye’nin üç devletçik olacağı belirtilir.
★★★
İsrail’in güvenliği için, Suriye’nin parçalanmasının zorunlu olduğu kaydedilir.
★★★
İran’ın; Sünniler, Şiiler, Persler ve Türkler olacak şekilde parçalanacağı belirtilir.
Türkiye’nin de Sünni, Alevi ve Kürtler olarak üç devletçiğe bölünmesinden söz edilir.
★★★
Yıl 2001...
NATO Komutanı ABD’li Orgeneral Wesley Clark...
Eylül 2001’de, Pentagon’u ziyaret eder.
Pentagonda, gizli bir belgeyi okur.
“Irak’la başlayarak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan’la devam edip İran’la bitirerek ABD’nin yedi ülkeyi nasıl işgal edeceğini anlatan bir belge...”
★★★
Clark, 2004’te ABD Başkan aday adayı olur.
Pentagon’un bu gizli belgesini, 2007’de bir TV’de ayrıntılı olarak açıklar.
★★★
Tarih, 2006 Eylül, yer Roma Savunma Koleji...
Orta Doğu konusunda sunum yapan ABD’li bir albay, Büyük Orta Doğu (BOP) haritasını kullanır.
Haritada, Türkiye’nin 18 ilinde kurulan bir “Kürdistan Devleti’nin sınırları gösterilir.
★★★
Peki, hedefteki Türkiye ne yapar?
Tarih, 28 Şubat 1991...
Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal...
Özal’ın, “Bir koyup üç alma” ihtirası zirvededir...
Kuzey Irak’taki Kürtleri, Irak lideri Saddam Hüseyin’e karşı korumak için bir sorumluluk üstlenir
★★★
ABD’den, Türkiye’ye “Çekiç Güç” gönderilmesini ister.
ABD liderliğinde oluşan kuvvet, Türkiye (İncirlik, Pirinçlik) üzerinden “Çekiç Güç” harekâtını gerçekleştirir.
★★★
“Çekiç Güç”, 12 yıl boyunca Kuzey Irak’ın, Irak’tan koparılmasına şemsiye görevi yapar.
Kuzey Irak’ta, PKK terör örgütünün canlanmasına uygun ortam sağlar.
★★★
“Bir koyup üç alma” fırtınası, işte böyle bir depreme dönüşür.
Ve, en fazla etkilen iki ülke olur.
Irak ve Türkiye...
★★★
Ve, yıllardan 2011...
Chomsky’nin, Orta Doğu’nun parçalanmasını anlatan kitabının yayımlanmasından, 28 yıl sonra...
ABD’li albayın haritasının, ABD Silahlı Kuvvetler Dergisi’nde yer almasından, sadece beş yıl sonra...
ABD’li Orgeneral Clark’ın, Pentagon’un gizli belgesini itiraf etmesinden sadece dört yıl sonra...
★★★
Bu kez, sihirli bir “Bahar” devrededir...
“Arap Baharı” denilen, ama gerçekte “Kanlı Sonbahar” olan fırtına estirilir.
★★★
Türkiye, bu fırtınada hızını alamaz.
Suriye’de, başlangıçta ABD ile işbirliği yapar.
Esad’ın Suriye’si parçalanır...
★★★
Suriye’nin Türkiye’ye maliyeti, hesaplanmayacak kadar ağırdır...
Suriye’de PKK devletçiği kurulur.
Ve Türkiye, dünyanın en fazla sığınmacısını barındıran ülke olur.
Yani, büyük bir BEKA sorunu...
Gelecek kuşakları da etkileyecek kadar büyük...
★★★
Libya’nın parçalanması daha dramatiktir.
26 Nisan 2011’de NATO, Libya’ya hava saldırıları düzenler.
★★★
Türkiye, Libya’ya uygulanan silah ambargosunun denetlenmesi için dört fırkateyn, bir yardımcı gemi ve bir denizaltıyla NATO’ya katkı sağlar.
★★★
Ve Kaddafi’nin Libya’sı parçalanır...
★★★
Oysa, aynı Kaddafi 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda Türkiye’ye destek sağlamıştı.
★★★
Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’dır.
2019’da verdiği röportaj, tarihin yansıması gibiydi.
Linç ettirdikleri Kaddafi’yle ilgili olarak, kahkaha atarak, “Geldik, gördük, öldü” diyordu.
Bu sözcükler, Julius Sezar’ın, Roma Senatosu’na yazdığı Zela Savaşı zaferini anlatan mektubunda yer alır.
“Veni, vidi, vici”, yani “Geldim, gördüm, yendim” diyordu, Sezar mektubunda...
★★★
Eee, bunları neden yazdım diye merak ediyorsunuz?..
Yanisi şu...
Bir ülkenin kendisine zarar verecek adımlardan sakınması için, özel istihbarata ihtiyacı bile yoktu.
Bu belge ve kaynaklar, yeterliydi hatta fazlaydı bile...
★★★
Haliyle merak ediyorsunuz...
Bir ülke, bu kadar hata yapar mı diye?..
★★★
Daha durun!..
Siz muhtemelen...
“Terörsüz Türkiye” yolculuğunda, terörist başının çağrısında yer alan tuzakların farkında değilsiniz...
★★★
“Yüzyılın Projesi”nde, Irak ve Suriye halkalarının tamamlandığını...
İran ve Türkiye taşlarının hızla döşendiğini...
Bunun için gerekli Anayasa değişikliğinin kapıda olduğunu...
Ulus, Üniter ve Laik devlet yapısının bundan nasibini alacağını...
Bilin...
★★★
Bu kadar da olur demeyin?..
“Yetmez ama evet” rüzgarını arkasına almış bir ülkeden, Atatürk’ün mirasını nasıl koruyacağını hala kavrayamamış mirasyedilerden ne bekliyordunuz?...
Naim Babüroğlu
Naim Babüroğlu
Tüm yazıları için tıklayın
GÜNÜN MANŞETLERİ
Fotoğraf paylaşımıyla yerlerini öğrendi, kurşun yağdırdı!
İmamoğlu yine ceketini çıkardı, kollarını sıvadı
Arda Güler için takas formülü!
Üsküdar'da camide çekilen bu görüntüye inceleme
Geri dönüşlerin kralı Mourinho!
Ruslar ehliyet almak için Türkiye'ye geliyor!
Nisanda emekli olan bayram ikramiyesi alacak mi? Son gün 31 Mart
Trump'tan seyahat yasağı: Kara listeye 2 ülke daha eklendi
Eski sevgilisinin saldırısına uğrayıp ölümle tehdit edildi, 'başıma bir şey gelirse' videosu çekti
Sosyete doktorunun 5 yıl hapsi isteniyor
Galatasaray'dan derbi talebi: 'Aynısını istiyoruz'
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'nun büyük çelişkisi
Konya'da söylenen Konya'da kaldı: Sofrada bir kuş sütü yoktu
Mango'nun kurucusu İstanbullu milyarderin ölümünde büyük şüphe
Ölene kadar yedi: TikTok fenomeni Efecan hayatını haybetti
Konu emekli olunca iktidarın eli titriyor! İkramiye zammı için 3 komik rakam
Çarşaflı kadından AKP'lileri çıldırtacak sözler
Evinden taşınıp kiraya geçen emekliye sürpriz 'servet vergisi' uygulaması
Teröristbaşı Abdullah Öcalan ameliyat oldu
Kirayı elden yada İBAN ile ödeyenler dikkat: Rekor ceza gelebilir
Çayırhan’da canikli bilmecesi
Akbelen’i katletti zeytinlere dadandı
AVM'de Kadınlar Günü'nde kadın cinayeti
Almanya Türk, Afgan ve Suriyelilere tüm kapıları kapattı
Şenol Güneş: ‘Özür diliyorum’
CHP’den ayrılan Gürsel Tekin yeni parti kuruyor
Vedat Milor ve “yok artık” dedirten Ticaret Bakanlığı müdahalesi...
CHP'li Ahmet Kurtuluş'a soruşturma
Lider Bayern Münih'e Bochum çelmesi
CHP lideri Özgür Özel'den hükümete İsrail ve Trump çağrısı
Haberler - Yazarlar
Naim Babüroğlu
Noel haritasının hedefi Türkiye
Naim Babüroğlu
5 Mart 2025 - 21:24 Güncellenme: 6 Mart 2025 - 05:00
Batı ülkeleri, Türkiye’ye ve ulusçuluğa yönelen Arap ülkelerine karşı sürekli Kürtleri kullandılar.
1918-1938 yılları arasında, Anadolu’da 12 Kürt ayaklanması baş gösterir.
İstiklal Savaşı sırasında, dış kaynaklı ve din motifli 60 gerici ayaklanma olur.
★★★
İstanbul’un işgal dönemidir.
İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Sir A. Calthorpe, 1919’da Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a gizli bir rapor gönderir:
“Binbaşı Noel, Kürt şefleriyle görüş birliğine varırsa, bundan büyük faydalar sağlayacağını söylüyor...
Kürtler henüz Mustafa Kemal’e karşı ayaklanmadılar ama Noel bunu başaracağından emin.”
★★★
Kimdir bu Noel?..
Adı, Edward William Charles Noel’dir.
1886’da doğmuş bir İngiliz istihbarat subayıdır.
İstihbarat görevine, Hindistan’da başlar ve daha sonra İran’a gönderilir.
İran’da, bölgedeki etnik yapı üzerine çalışır.
Kürtçe öğrenir.
★★★
1918’de, Bağdat’a görevlendirilir.
Kısa bir süre sonra İstanbul’a çağrılır.
Yeni görevi, İngiliz desteğinde bir Kürdistan devletinin kurulmasıdır.
Kürtleri, Mustafa Kemal Paşa’ya karşı ayaklandırmak için çalışır.
★★★
Kilit noktalara, Nakşi Kürtleri yerleştirecek kadar bilgi sahibidir.
★★★
4 Eylül 1919’da, Mustafa Kemal Paşa Sivas Kongresi’ni toplayacaktır.
İngiliz Ajanı Noel, Elâzığ Valisi Ali Galip’le birlikte Kongre’yi basma girişiminde bulunur.
Amaç, İngiltere’nin isteği doğrultusunda Millî Mücadele’nin önlenmesidir.
Ancak, başarısız olur ve Türkiye’den kaçar.
★★★
Mustafa Kemal Paşa, 1919’da Sivas Kongresi’nde yaptığı konuşmada şunları söyler:
“İngilizlerin amacının, Kürtlere Kürdistan kurma sözü vererek onları aleyhimize ve bize karşı suikast düzenlemeye yöneltmek olduğu anlaşılmış, karşı önlemler alınmıştır.”
★★★
Binbaşı Noel, oldukça etkilidir.
1919 ortasında, Londra’ya bir rapor yazar.
Raporda, çizdiği meşhur Kürdistan haritası vardır.
Kürdistan haritasında; Hatay dahil olmak üzere, Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve güneyi “Büyük Kürdistan” olarak yer alır.
★★★
Binbaşı Noel’in haritası, o denli meşhurdur ki...
10 Ağustos 1920’de, Türklerin idam fermanı Sevr Antlaşması haritasıyla örtüşür.
★★★
Noel’in haritası, o denli ünlüdür ki...
Kuzey Irak’ta Barzani yönetiminin haritası budur.
PKK terör örgütünün sözde Kürdistan haritasının tıpkısı.
★★★
Noel’in haritası, o denli ünlüdür ki...
ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi haritası, Noel’in haritasıyla uyumludur.
★★★
Gel zaman git zaman...
Katolik dininin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa, Irak’ı ziyaret eder.
8 Mart 2021’de, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bölgesine, Erbil’e gider.
Barzani Yönetimi, Papa’nın ziyareti şerefine hatıra pulu bastırır.
Tesadüfe bakın ki...
Bu meşhur pulda, ünlü Noel’in haritası vardır.
Sonunda, Papa bile Noel haritasından nasibini alır.
★★★
Noel, haritasının gerçekleştiğini göremeden 1974’te ölür.
Ölümünden 51 yıl sonra, 2025’te çizdiği haritanın iki halkası tamamlanır.
Kuzey Irak ve Kuzeydoğu Suriye...
★★★
İşte, bu nedenle “Terörsüz Türkiye” açılımında, PKK’nın silah bırakma süreci Suriye’deki PYD/YPG’yi kapsamaz.
Gerçi, PYD/YPG istese de silah bırakamaz, dağılamaz...
Çünkü, ABD ve İsrail istemez.
★★★
Noel’in haritasını, kutsal bir emanet olarak görenler...
“100 yıldır devlet hakkımız engellendi” derler.
Sevr’in çöpe atılışını kabullenmezler.
★★★
Atatürk’ün Cumhuriyeti’ni hazmedemeyenler ise...
“Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923’te açılan bir parantez olduğunu” söylerler.
★★★
Sevr’i hayal edenlerle, Cumhuriyet’i kabullenmeyenlerin hedefi bir noktada kesişir...
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yok olması...
★★★
PKK terör örgütünün silah bırakma çağrısında, İmralı’daki terörist başının önemli notu neydi?
“PKK’nın kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir.”
★★★
ABD Merkezi İstihbarat Örgütü (CIA) Orta Doğu Direktörü Graham Fuller, 1990’da ne söylemişti?
“Kemalizm bitti...
Bu nedenle, kendisine entelektüel güven duyan Türkiye, İslam’ın günlük yaşamdaki yerini almasını yeniden düşünmelidir.”
★★★
Hem PKK’nın hem de Fuller’in ortak hedefi nedir?
Anayasa’nın değiştirilmesi...
Atatürk’ün, anayasa dışına itilmesi ve federal yapının önünün açılması.
★★★
Sonrası kolay...
Noel’in haritasının Türkiye ayağı...
★★★
İşte, Noel’in 106 yıl önce başımıza açtığı bela budur...
Sırada İran ve Türkiye...
Haberler - Yazarlar
Naim Babüroğlu
Halife Cihat ilan ediyor
Naim Babüroğlu
3 Mart 2025 - 21:01 Güncellenme: 4 Mart 2025 - 05:00
14 Kasım 1914...
Tüm Müslümanların, tarihe geçecek bir olayı yaşayacağı gündü.
Halife, yüzyıllardır kınında duran kılıcını çekecek ve “Cihat” ilan edecekti.
★★★
Mehmet Reşat, Osmanlı Devleti’nin 35’inci padişahıydı.
Aynı zamanda, 114’üncü İslam Halifesi idi.
Hazreti Muhammed’in vekili ve Müslümanların önderiydi...
★★★
Birinci Dünya Savaşı’na giren Osmanlı’nın askere ihtiyacı vardı.
Padişah “Cihat” ilan edince, bütün Müslümanlar din uğruna savaşa gireceklerdi.
Fatih Camii avlusu, büyük bir kalabalığa tanıklık ediyordu.
Cami duvarları, yeşil bayraklar ve Arapça ayetlerle süslenmişti.
★★★
Arada sırada uzun sakallı, derviş kılıklı kişiler dualar okuyor, iki yana sallana sallana “Hu!” çekiyorlardı.
Bir de hükümetin parayla tuttuğu “çığırtkanlar” vardı.
O dönemde, sosyal medya yoktu; haliyle bugünkü trollerin yerini çığırtkanlar alırdı.
Medreselerde dini eğitim gören mollalar ile üniversite öğrencileri askere alınmazlardı.
İmtiyazlı sınıftı yani...
★★★
Kutsal savaş için yeri göğü inleten bu gruplar, başkalarının kan dökeceği, can vereceği bir savaşın bayraktarlığını yapıyorlardı.
“Allahüekber! Allahüekber!
Yolun açık olsun asker!”
“Halifemiz çok yaşa!
Enver Paşa çok yaşa!”
★★★
Cami avlusundaki kürsüden, Osmanlı Devleti’nin önde gelen din adamları ve yüksek dereceli memurları önünde fetva okundu.
Artık, “Cihat” ilan edilmişti.
Müslümanlar, din uğruna savaşa çağrılmışlardı.
★★★
Rusya, İngiltere ve Fransa egemenliği altında yaşayan Müslümanlara büyük iş düşüyordu.
Alman, Avusturya ve Macar askerlerine karşı gelen Müslümanlar, cehennem azabına uğrayacaklardı.
Fetva böyleydi çünkü.
★★★
Dünya Müslümanlarını bilgilendirmek için Almanların desteğiyle bildiri ve fetvalar birçok yerel dile çevrilmiş ve bastırılmıştı.
Fetvayı, Dünya Müslümanlarına duyurmak için çok çaba harcandı.
Yüklü miktarda, Alman altını da dağıtıldı.
★★★
Cihat ilan edildiğini öğrenen her Müslümanın, hemen harekete geçeceği sanılıyordu.
Özellikle Hindistan’da, Cezayir’de ve Rusya’da kıyametin kopması bekleniyordu.
★★★
Gelgelelim... Fetva bir işe yaramadı.
Cihat ilanıyla, Almanya’nın İslam dünyasını İngiltere’ye karşı ayaklandırma projesi yine hayal olmaktan ibaret kaldı.
Üstelik Mekke Şerifi Hüseyin bin Ali, kısa bir süre öncesine kadar Halife olarak tanıdığı hükümdarına ve devletine karşı cihat ilanıyla karşılık verdi.
★★★
Ne Mısır’da, ne Hindistan’da, ne Tunus’ta, ne Cezayir’de ne Fas’ta, ne Afganistan’da, ne İran’da, ne Kırım’da, ne Kafkasya’da, ne Türkistan’da en ufak bir hareketlenme bile olmadı.
Araplar arasında da hiçbir heyecan yaratmadı.
İşte Osmanlı Halifesi’nin ağırlığı ve etkisi bu kadardı.
★★★
Her zaman olduğu gibi sadece zavallı Türk, çaresizce canını ve kanını verecekti.
Issız topraklarda, kavurucu çöllerde başkaları için savaşacaktı.
★★★
Tarihçi Ziya Şakir Bey fetva hakkında:
“Hazreti Muhammed cihat için Allah’tan emir alıyordu. Biz Alman İmparatoru’ndan alıyoruz” diyecekti.
★★★
1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırılmış, Padişah Vahdettin İngiliz savaş gemisiyle kaçmıştı.
★★★
Lider, halifeliği kaldırma kararını, yıllar önce vermişti.
1923’te yaptığı yurt gezilerinde, halifeliğin dinsel ve tarihsel gelişimi konusunda halkı aydınlatıyordu.
★★★
Türklerin yönetim geleneğinde, Hilafet yoktu.
Türk devletleri; güçlerini ruhanî dayanaklardan değil, gerçek yaşamdan alırlardı.
Ancak, Osmanlı’da Fatih’ten sonra Türk yönetim geleneklerinden uzaklaşma başladı.
Din, devlet işlerine girdi.
Ve, Osmanlı bir daha gün yüzü görmedi.
Çöktü...
★★★
Bazıları, Atatürk’ten halife olmasını, dünya Müslümanlarına liderlik yapmasını istediler.
Hindistan’dan, Mısır’dan gelen temsilciler bu isteklerini ilettiler.
Anında reddetti.
★★★
Atatürk’ün, Nutuk’ta halifelik konusundaki sözleri bir uyarı niteliğindedir:
“Efendiler, açık ve kesin söylemeliyim ki, Müslümanları hâlâ bir halife korkuluğu ile uğraştırıp aldatmak gayretinde bulunanlar, yalnız ve ancak Müslümanların ve özellikle Türkiye’nin düşmanlarıdır...”
★★★
3 Mart 1924...
TBMM, hilafeti kaldırır ve laiklik ilkesinin temeli atılır.
“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletin” olur.
★★★
Yıl, 2025...
Halifeliğin kaldırılışını 101’inci yılı...
Ve, bazıları hala halifelik hayali kuruyorlar...
★★★
Atatürk’ün dediği gibi:
“Halifelik peşinde koşanlar, Müslümanların ve özellikle Türkiye’nin düşmanlarıdır.”
Haberler - Yazarlar
Naim Babüroğlu
“Çağrı”nın ardındaki büyük tuzak
Naim Babüroğlu
2 Mart 2025 - 00:56 Güncellenme: 2 Mart 2025 - 05:00
27 Şubat 2025...
Bu tarihi, yazın bir yere.
Türkiye için bir kırılma noktasıdır.
Cumhuriyet’ten 102 yıl sonra...
Tanıklık ettiğiniz, haritaların yeniden çizilmesidir.
★★★
10 Ağustos 1920’de, Büyük Atatürk’ün çöpe attığı Sevr’in canlandırılmasıdır.
Ulus, üniter ve laik devlet yapısının temelinden, kilit taşların çekilmesidir.
★★★
“100 yıldır devlet hakkımız engellendi” diyenlerle, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923’te açılan bir parantez olduğunu” söyleyenlerin hayallerinin gerçekleştiği bir dönüm noktasıdır...
★★★
1978’de Lice’nin Fis köyünde, PKK (Kürdistan İşçi Partisi) terör örgütü kurulur.
Ve, 47 yıl sonra 27 Şubat 2025’te, Taksim’de bir otelde terörist başının çağrı metni okunur.
★★★
PKK terör örgütü başı, bu tarihi bir başarı olarak kutlar mı?..
Yoksa...
ABD’nin başarısı mı?..
Ya da her ikisinin...
★★★
Kimlerin sayesinde?..
Mirasyedilerin...
Eski solcu, yeni liberallerin...
Cumhuriyet’i, “parantez” diyenlerin...
“Yetmez ama Evet”çilerin...
“Kasaptaki ete soğan doğramam” diyen zihniyetin...
★★★
Terörist başının, yaklaşık 350 sözcükten oluşan çağrı metninin sonu, şu cümleyle bitiyor:
“Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir...”
Soru: Neden sadece, PKK?..
★★★
Nedeni çok açık.
17 Mayıs 2005...
Bu tarihte, terörist başı Öcalan tarafından, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) kurulur.
KCK bünyesinde; Türkiye’de PKK, Suriye’de PYD, İran’da PJAK ve Irak’ta PÇDK yer alır.
Yani, “Kürdistan” olarak adlandırdıkları coğrafyanın dört halkası.
★★★
Açıklama metninde, PKK yer alıyor.
Ama...
Suriye’deki PYD ve İran’daki PJAK’tan söz edilmiyor.
★★★
Suriye’deki YPG/PKK terör örgütü başı Mazlum Abdi, çok açık sözlü:
“Sayın Öcalan’ın çağrısını memnuniyetle karşılıyoruz, ancak çağrı PKK içindi. Doğrudan bizim bölgemiz için değildi” açıklamasını yapar.
Yani, bu çağrı, Suriye’deki PYD/PKK’yı kapsamıyor diyor.
Doğru söylüyor...
★★★
Terör açısından, Türkiye için en büyük tehdit, Suriye’deki PYD/PKK terör örgütüdür.
70-80 bin silahlı terörist gücüne ulaşan devletçik.
İşte, Türkiye için BEKA sorunu olan bu örgüt, silah bırakmayacak.
★★★
Dahası...
Özerk bir konuma ya da Kuzey Irak’taki Barzani yönetimine benzer bir yapıya kavuşturulacak.
★★★
Zaten, Yeni Suriye Yönetimi, PYD/PKK’yı “Özerk Yönetim” olarak adlandırıyor ve ondan petrol satın alıyor.
★★★
Eee, bu durum, başarıysa eğer, kimin hanesine yazılır?
Türkiye’nin mi?
Terör örgütü başının mı?
ABD’nin mi?
★★★
Sıkı durun...
DEM heyeti, çağrı metnini okuduktan hemen sonra...
Heyetten Sırrı Süreyya Önder, terörist başı Öcalan’ın şu önemli notunu özellikle aktarır:
“Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir notunu da bizlere iletti. Onu da sizinle paylaşmış olalım.”
★★★
Anladınız...
İşte, terör örgütünün gerçek amacı, bu cümlede tüm çıplaklığıyla belirtilmiş oluyor.
“PKK’nın kendini feshi, Demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir.”
Peki, bu notla, terörist başı ne demek istiyor?
★★★
Bunun cevabını da, siyasi iktidarın önemli bir ismi gecikmeden veriyor.
Eski Başbakan Binali Yıldırım:
“Bu topraklarda Kürtler, Türkler, Süryaniler, Abazalar, Çerkezler var; vatandaşlık tanımı gözden geçirilebilir.
Yerel yönetimlere yetki devri yapılabilir.
Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı adaylığının yolu açılmalıdır.”
★★★
Yani...
Anayasa’da değişiklik yapılarak, “Türk” olan vatandaşlık tanımı yanına, “Kürt”, “Arap” gibi etnik yapılar da eklenebilir.
Başka ne diyor?..
Yerel yönden güçlendirilmiş yönetimler olabilir.
Başka ne diyor?..
Ama, bunun için, Cumhurbaşkanı’na tekrar aday olmasının yolu açılmalıdır.
★★★
Açalım...
Anayasa’nın değiştirilemez maddelerine gitmeye, hiç gerek yok...
★★★
İki maddeyi, tekrar düzenleyin yeterli...
Anayasa’nın 42’nci maddesi...
Bu maddeden, “Atatürk ilke ve inkılapları” ile “Türkçeden başka dil kullanılamaz...” ifadesinin kaldırılması yeterli mi?
Yeterli...
★★★
Anayasa’nın 66’ncı maddesi:
Bu maddede, “Türk” sözcüğü yanına, “Kürt” ve belki de “Arap” sözcükleri eklenirse yeterli mi?..
Yeterli...
★★★
Asıl hedef neydi?..
Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin temelini oluşturan ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet yapısı...
Yani, tek dil, tek bir ülke, tek bir egemenlik, tek bir ulus yapısının kaldırılması...
★★★
“Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği nokta budur.
Ama...
Tarihin de hükmü de şudur:
Bu coğrafyada ulus, üniter ve laik devlet yapısı ortadan kalkarsa, ne devlet kalır ne de vatan...
★★★
Çok tarafsız (!) bazı medya temsilcileri bu duruma, “büyük başarı” diyorlar.
Ve, insan merak ediyor haliyle...
Bundan daha büyük BEKA sorunu olur mu diye?..